Dört ana işlevimizin incelenmesi son derece faydalı olsa da, dört gölge veya tercih edilmeyen/kör işlevlerimiz hakkında bilgi edinmek de aynı derecede yararlı olabilir. ISFJ örneğini kullanarak, ISFJ’lerin gölge işlevlerini görebiliriz:
Muhalif Rol: Dışadönük duyumsama (Se)
Eleştirmen Ebeveyn (Cadı/Bilge Yaşlı Adam): İçedönük duygu (Fi)
Hileci: Dışadönük düşünme (Te)
İblis: İçedönük sezgi (Ni)
Carl Jung, arketipler için çok zaman harcadı. Arketipler, edebiyat, sanat veya mitolojide tekrar eden semboller veya motiflerdir. Jung, devamlı belirli sembollerin göründüğünü ve insanların bu arketiplerin her birine benzeyen doğuştan gelen eğilimleri olduğunu keşfetti. Bu arketiplerden bazıları “Kahraman”, “Anne/Baba”, “Çocuk”, “Anima/Animus”, “Cadı/Bilge”, “Hileci” ve “İblis”ti. Jung’a göre, “kolektif bilinçdışının içeriği, hepimiz için ortak olan ve zamanın başlangıcından beri evrensel olarak var olan temel kalıpları yansıtan arketipler, ilkel görüntülerdir”.
Jung’a göre gölge, benliğin karanlık ve bastırılmış tarafıdır. Baskılanan hatıraları, ilkel, olumsuz ya da sosyal açıdan değer kaybetmiş insan duygularını ve dürtülerini içerir. Genellikle hoş bulmadığımız şeyler gölgemizin bir parçasıdır. Egomuza muhalefet ederler. Egomuz, kendimizi hayal ettiğimiz şeydir. Tipologlara göre, baskın ve yardımcı fonksiyonlarımız egomuzun özünde yer alır ve kademeli olarak üçüncül ve alt fonksiyonlarımızı geliştiririz, ve onlar da egoya dahil olurlar. Bu işlevlerin dışında kalan işlevlerse “gölgede” bırakılır ve kendi başına yeterince iyi bir iş yapmadığında egoyu korumanın bir yolu olarak bilincimize gelir.
Bilinçdışı yanlış ya da tehlikeli değildir, böyle algılama sebebimiz onunla bir olmayışımız yüzünden ona karşı olmamız.
Carl Gustav Jung
Egonun önemli olsa da her zaman “doğru” olmadığını hatırlamak önemlidir. Egomuz özenle seçilmiş niteliklerin bir birleşimi olma eğilimindedir ve kendimiz hakkında kötü hissetmemize neden olabilecek olumsuz nitelikleri çoğu zaman bilinçsizce yok sayarız.
Peki gölge işlevler iyi mi kötü mü? Her ikisi de! Gölge işlevler, büyüme ve kendini gerçekleştirme için oldukça tahrip edici veya katalizör olabilir. Temel hedefleri bizi istikrara kavuşturmaktır. Aşırı stres yaşadığımızda ve normal işlevlerimiz stres kaynaklarının karşısında yetersiz kaldığında gölge işlevlerimizi kullanabiliriz. Bazen garip davrandığımızda ya da kendimizi tanıyamadığımızda muhtemelen gölge işlevlerimiz devreye girmiştir.
Gölge işlevlerini doğru bir şekilde anlamak için, temel işlevleri de anlamamız gerekir. Dominant ve alt işlevden başlayarak 8 işlevin hepsinin üzerinden geçeceğiz (çünkü bunlar egonuzun omurgasını oluşturur). Daha sonra, yardımcı ve üçüncül işlevi (egonun “kolları”) tartışacağız. Bunun bir örneğini aşağıdaki grafikte görebilirsiniz:

Bu arada fonksiyonların sıralamalarına gölge fonksiyonlarla tekrar bakalım:
İşlev #1 – Kahraman (Baskın İşlev)
Geliştirmesi en kolay ve bilinçli kontrol edilebilen işlevdir. Dominant işlevinizi anlamak ve farklılaştırmak kendini gerçekleştirmenin önemli bir parçasıdır.
İşlev #4 – Anima/Animus (Alt İşlev)
Anima, en az bilinçli ego işlevidir. Bilinçaltının kapısıdır. Alt işlev, baskın işlevle içsel olarak bağlantılıdır. Egoya ait son işlev ve aynı zamanda en zayıf işlevimizdir. Bir parçamız gibi hissederiz, ancak “kahramanın” tam tersi olduğu için bu işlevi sık sık bastırırız veya gizlemeye çalışırız, çünkü çoğu zaman etkili bir şekilde kullanamayacağımızı biliriz. Genellikle bir utanç kaynağıdır ve onu bilinçli olarak kullanmakta kendimizi rahat hissetmemiz çok zaman alabilir. Bu işlevi iyi kullanan insanlara hayran olma eğiliminde oluruz, ancak bizzat kendimiz bu işlevi kullanmayı “zaman kaybı” olarak buluruz.
Baskın işlevin sağlıklı gelişimi, alt işlevin sağlıklı bir şekilde gelişmesine dayanır. Yaşamları boyunca alt işlevini bastıran insanlar tek taraflı, dengesiz ve sağlıksız hale gelir.
İşlev #2 – Anne/Baba (Yardımcı İşlev)
Bu işlev baskın işlevi destekler, onu dengelemeye yardımcı olur ve aynı zamanda başkalarını rahatlatıp onları korumak, desteklemek için kullandığımız işlevdir.
Bu arketip genellikle destekleyici, besleyici, koruyucu davranışlarla ilişkilidir. Birey bu arketip tarafından ele geçirildiğinde aşırı koruyucu ya da fazla müsamahakâr olabilir.
İşlev #3 – Ebedi Çocuk (Üçüncül İşlev)
Üçüncül işlev veya ebedi çocuk arketipi, eğlenceli, keşfedici ve yaratıcı bir şekilde kullandığımız işlevdir. Üçüncül işleve genellikle “rahatlama” işlevi denir ve bunun nedeni, onu sakinleşmek ve sık kullanılan aşırı baskın veya yardımcı işlevlerimize es vermek için kullanarak zevk alabilmemizdir. Çocuk arketipi aynı zamanda genellikle nasıl rahatlatılmayı sevdiğimizle alakalıdır. Örneğin, üçüncül işleviniz dışadönük duygu ise (Fe), empati, onaylanma ile rahatlamak isteyebilirsiniz.
Şimdi gölge işlevlere geçelim.
Gölge İşlevi #1 – Muhalif Rol (Sıralamada 5. İşleviniz)
Muhalif rol, baskın işlevinizi “gölgeler”, şüphe eder, muhalefet olur ve pasif agresif sözler söyler. Muhalif rol, baskın işlevin hedeflerinden veya bakış açılarından şüphe etmenize neden olabilir. Muhalif rolü başkalarına da yansıtmamız son derece kolaydır. Bu işlevle ilgili deneyimimiz büyük ölçüde olumsuz olduğu için, diğer insanlar aynı işlevi kullandığında (hatta olumlu bir şekilde kullansalar da), onları pasif agresif, sinsi bulabiliriz.
Örnek: Eğer Fi baskın bir kişilik tipiniz (IXFP) varsa, o zaman Fe sizin muhalif rolünüz olur. Fe kullanıcılarını zaman zaman size karşı çıkan insanlar olarak görebilirsiniz. Aynı zamanda Fe’yi kafanızda baskın Fi’nize meydan okuyan muhalif bir ses olarak deneyimleyebilirsiniz.
Gölge İşlev #2 – Eleştirmen Ebeveyn veya Cadı/Bilge Yaşlı Adam (Sıralamada 6. İşlev)
Eleştirmen ebeveyn işlevi, anne/baba işlevini gölgeler. Besleyici ve koruyan ebeveyn işlevinin aksine, eleştirmen ebeveyn küçük düşürür. Eksikliklerimizi ve başarısızlıklarımızı seslendirir ve fikirlerimizi reddeder.
Bazen birinin bize göre çocukça olduğunu gördüğümüzde, bu rolü üstleniriz.
Örnek: Eğer bir EXTP iseniz birilerini çocukça ve olgunlaşmamış bulduğunuzda, onalrı organize etmeye veya yetkilendirmeye çalışabilirsiniz. Stresli hissediyorsanız ya da egonuz tehdit altında hissediyorsa, Te’yi planlarınızı, işleri halletme yeteneğinizi ve hayatınızın çalışmasını eleştiren ters bir iç ses olarak deneyimleyebilirsiniz.
Gölge İşlevi #3 – Hileci (7. İşlev)
Hileci, “ebedi çocuk” işlevini gölgelendirir. Masum, savunmasız ve eğlenceli çocuğun aksine hileci, kurnaz, kötü niyetli ve aldatıcıdır. Hileci işlevini kullanmak, rahatsız edici, kafa karıştırıcı hissettirir.
Hileci kulağa çok olumsuz geliyor olabilir, ancak aslında büyüme ve bireyselleşme için önemli bir katalizördür.
Örnek: Eğer bir IXTJ iseniz ve Fe hileci konumunuzdaysa, Fe’nin kendini ifade ediş biçimini “çocukça” veya “manipülatif” olarak görebilirsiniz.
Gölge İşlevi #4 – İblis (8. İşlev)
İblis bizim alt işlevimizin alt işlevidir.. Tüm fonksiyonlarımızın en “öteki”sidir ve bu alandaki başarısızlıklarımız en acı verici olma eğilimindedir. Bu işlevi baskın konumda kullanan insanlarla ilişki kurmakta güçlük çekebiliriz.
Örnek: Eğer bir EXFJ iseniz, Te’lerin kendilerini ifade edişlerinden nefret ediyor olabilirsiniz. Te kullanıcılarını ahlaki olarak “kötü” veya “zalim” görüyorsunuz. Aynı zamanda, Te’yi kullanmak zorunda kaldığınızda kendilik duygunuzla bağlantı kuramayabilirsiniz. Yine de, Te sizin için hala iyi olabilir. Ne olduğunu öğrenir ve onu hayatınızın bir parçası olarak kabul etmeye başlarsanız, kişisel olarak büyüyebilir ve olumsuz etkilerinden kaçınabilirsiniz. Te’yi güçlü kullanan insanlara saygı duymayı ve onlara hayran olmayı öğrenebilirsiniz.
Uzun zamandır yeni bir şeyler atmamışsınız ama ben çok faydalı buldum, teşekkürler. Keşke bu konu hakkında daha fazla şey paylaşsanız, çok güzel olurdu.