Dışadönük Yargı (Te ve Fe): Dış Koşulların Zorunluluğu

“Yargı” burada düşünme ya da hissetme işlevinin bir nesne hakkında değer, anlam veya doğruluk tayin etmesi anlamına gelir. Bu tayinin hangi ölçüte göre yapılacağı ise tutumla —içe ya da dışa yönelimle— belirlenir.

Dışadönük yargı (Te ve Fe) kararın ölçütünü öznenin dışında işleyen düzenliliklerden alır. Jung’un “dış koşulların ölçütü” dediği yapı budur: Kararın geçerliliği, dış dünyanın sunduğu zorunluluk tarafından belirlenir.

Te: Dış Dünyanın Nedensel–İşlevsel Zorunluluğu

Te kararını dış dünyanın işleyiş mantığına göre verir. Bu ölçüt: ampirik doğrulanabilirlik, işlevsel gereklilik, nedensel düzenlilik, teknik/operasyonel zorunluluk gibi dış gerçekliğin kendi yasalarından oluşur.

Te için kültürel normların kendisi belirleyici değildir; belirleyici olan, bir normun dış dünyanın nedensel–işlevsel örgüsünün parçası hâline gelip gelmediğidir. Bir norm bir sistemi çalıştırıyorsa, bürokratik-teknik bir süreci sürdürülebilir kılıyorsa, dışsal düzenin devamını sağlıyorsa, Te açısından “nesnel zorunluluk” niteliği taşır.

Te’nin ölçütü yalnızca mevcut işleyiş değildir. Dış verilerden hareketle uygulanabilir bir düzen de tanır. Te için optimum, dış koşulların izin verdiği ölçüde anlamlıdır; ölçüt ideal değil, nedensel yapıya uygulanabilirliktir. Bu nedenle Te mevcut işlevi tanır, dış dünyanın nedensel yasalarıyla uyumlu gerçekçi seçenekleri belirler.

Sonuçta Te kültürel normlara değil, dış gerçekliğin işlevsel zorunluluğuna dayanır. Norm, dış dünyada işleyen bir mekanizmanın parçası hâline geldiğinde, Te ona norm olduğu için değil, işlevsel bir zorunluluk oluşturduğu için uyar.

Fe: Kolektif Duygu–Değer Düzeninin Zorunluluğu

Fe kararını ilişkilerin oluşturduğu ortak duygusal–normatif örgüye göre verir. Bu örgü ilişkiler arası duygusal atmosfer, karşılıklılık ve bağlılık düzenleri, grup içi değerleşme biçimleri, bağlamsal normatif dokular tarafından belirlenir.

Fe’nin ölçütü duygusal tonun kendisi değildir. Duygusal ton, ilişkisel alanın değer mantığının verisidir, ölçütü değil. Fe, duygusal tonu kararın doğrudan ölçütü olarak değil, ortak değer mantığını okuma aracı olarak kullanır.

“Kolektif” burada tüm toplum anlamına gelmez. Fe bağlamsal çalışır; kararın kriteri, kişinin içinde bulunduğu somut ilişkisel topluluklar ve onların taşıdığı normatif-duygusal yapıların yanında, toplumsal olarak tanınmış ilişkisel rol modelleri ve kültürel davranış şablonlarıdır.

Fe davranışsal düzeyde uyumu yönetir ancak karar ölçütü uyum değil, ilişkisel alanın normatif tutarlılığıdır. Ancak Fe, bu düzenin sürekliliğini sağlamak için prosodiyi, tonlamayı, davranışsal işaretleri aktif olarak yönetir; bu, uyumu hedeflemek değil, ilişkisel düzeni işaretler üzerinden istikrarlı kılmaktır. Fe’nin verdiği karar empatiye değil, ilişkisel alanın duygusal–normatif tutarlılığına dayanır. Empati, Fe’nin karar sürecinin kriteri değil, ilişkisel alanı okumak için kullandığı bir göstergedir.

Discover more from filomela

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading